13 Ekim, 2014 Haberler
Güney Amerika’nın devi Brezilya’da Başkanlık seçimlerinin ilk turu geçen Pazar yapıldı. İktidardaki İşçi Partisi(PT) adayı Dilma Rousseff oyların %42’sini elde ederken onu %34’le Brezilya Sosyal Demokrasi Partisi(PSDB) adayı Aécio Neves izledi. Tekelci medyanın yoğun biçimde desteklediği Brezilya Sosyalist Partisi(PSB) adayı Marina Silva ancak seçmenin %21’inin oyunu aldı.
Marina Silva, PSB’nin Başkan adayı olan eşi Eduardo Campos’un uçak kazasında ölümünün üzerinden 24 saat geçmeden onun yerine bu partinin adayı olmuştu. Marina Silva, kampanyası boyunca mensubu olduğu Evangelist kilisesinin ve tekelci medyanın güçlü desteğini aldı. Dini, uluslararası sermayeyle olan iyi ilişkilerini öne çıkardı ve ABD’yle güçlü bir ittifak kuracağının sözünü verdi. Adı “sosyalist” de olsa yaptığı şey çökmüş olan sağın restorasyonunu üstlenmekti.
Şimdi seçimler, 1995’ten bu yana artık gelenekselleşen İşçi Partisi(PT)-Sosyal Demokrat Parti(PSDB) “derbi finaline” kaldı. Yarış dışı kalan Marina Silva’nın partisi PSB de PSDB’ye destek vereceğini açıkladı. Brezilya’da merkez sağ böylece kendini “sol” üzerinden biçimlendirmiş oldu. İlginçtir, ülke karşıtı faaliyetleri nedeniyle Venezuela parlamentosundan atılan ABD’ci sağ siyasetçi Marina Corina Machado da aynı koroya dışarıdan destek veriyor.
Bu neo(liberal)-muhafazakar cephe karşısında Başkan Dilma’yı yeniden aday gösteren Lula da Silva’nın İşçi Partisi(PT) var. PSDB adayı Aécio Neves’in en önemli destekçilerinden Brezilya eski Merkez Bankası Başkanı Arminio Fraga, açıkça Lula ve Dilma hükümetlerinin “devletçi müdahaleleri”nden şikayet etti. Fraga, Soros Fonunun eski yöneticisi ve JP Morgan Yatırımla ilişkili, uluslararası sermayeye yakın bir kişi.
26 Ekimde, 142 milyon seçmenin oy kullanacağı Brezilya Başkanlık seçimleri, Latin Amerika için belirleyici bir role sahip. İşçi Partisi için zor geçecek olan bu seçimlerde tahminim küçük bir farkla da olsa Dilma’nın kazanacağı yönünde. Bu kıtanın bütünleşmesi için stratejik önemde. Ancak kısa vadede Brezilya’nın önceki yıllardaki büyüme rakamlarına dönmesi zor görünüyor.
50 yıl sonra Allende: Bizi teğet geçen bir yıldızın yörüngesi
Amerika'nın en büyük düşmanı: Çirkin, kötü, Meksikalı
Herkesin aşık olduğu İpanema Kızı kimdi?
Venezuela: “Zafer ya da Propaganda” işte bütün mesele bu!
Kolomb fantezisi
Tanrı ile konuşan şair: Ernesto Cardenal
Arjantin’den Türkiye’ye çözülemeyen İran düğümü
0 YORUM