24 Kasım, 2014 Haberler

Küba'ya Cami Meselesinin İçyüzü
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bu yılın Mayıs ayında henüz Avrupa Birliği Bakanıyken Küba’yı ziyaret etmişti. Resmi ağırlamalar sonrası Bakan Çavuşoğlu, Devrim Meydanı’ndaki 1 Mayıs resmi kutlamalarına katılma dileğini ilettiğinde kendisine önden bir koltuk ayarlanacağını zannediyordu. Oysa önde koltuk falan yoktu. Dev bir Che silüyetinin önündeki meydanda herkes eşitti. O da meydanın uzak bir köşesine gidip, eline küçük bir bayrak alıp hatıra fotoğrafı çektirdi ve dönüşünde “bakın Küba’da bile 1 Mayıs mitingi, devletin gösterdiği yerde kutlanıyor” diye demeç vermeyi ihmal etmedi. Çavuşoğlu’nun Küba’da asıl bulunuş nedeni BM Güvenlik Konseyi üyeliği için destek istemekti. Bunun için bavulunda bir takım yatırım vaatleri getirmeyi de ihmal etmemişti. Bunların içinde otel, cam fabrikası ve bir cami bulunuyordu. İzleyen aylarda TİKA yetkilileri, çevre adaları gezerek BM’deki oylamaya destek karşılığında benzer vaatlerde bulundular. Hatta Dominik’te “burayı Latin Amerika’daki ticaret operasyonlarımızın merkezi yapacağız” bile dediler. Muhatapları şaşkındı, çünkü Türkiye’nin Latin Amerika pazarında varlığını duyan olmamıştı. Sonuç ortada: Ekim ayında BM’deki oylamada Türkiye en az oyu alırken Venezuela 193 üyeli BM Genel Kurulunun 181’inin desteğiyle Güvenlik Konseyine üye oldu. Tam o sıralarda, Türkiye’yi temsilen Küba’ya giden bir delegasyon “Presidente Erdogan”ın Comandante Fidel’e saygı ve selamlarını ileterek cami inşaatına hemen başlamak istediklerini, bunun için gerekli her türlü faturayı karşılamaya hazır olduklarını bildirdi. Aslında bu teklif Nisan başında Küba’yı ziyaret eden Diyanet yetkilileri tarafından ifade edildiğinde sıcak bakılmıştı. Fakat kendini dünya Müslümanlarının hamisi sanan bir iktidar karşısında şüpheye düşmemek elde değildi. İlk açıklama 16 Kasımda Küba Büyükelçiliğinden geldi: “Küba devleti Küba’daki Müslüman toplumunun memnuniyeti için gerekeni yapmaktadır. Herhangi bir yabancı temsilcinin arzusu ya da kararı bu süreci etkilemez” dendi. Küba Dışişleri ise “Küba’daki demokratik sürecin Küba dağlarına dev bir cami yapılmasıyla sonuçlanacağını sanmıyoruz” açıklamasını yaptı. Aslında bunlara gerek de yoktu. Ekim ayında Küba Müslümanları temsilcisi Pedro Lazo Torres, Türkiye’nin cami dayatmasının başarısızlıkla sonuçlandığını söylemişti. Küba’da cami; Taksim’de Topçu Kışlası, Şam’da namaz gibi hayal oldu. Yine de şu depremin yok ettiği Haiti’de üçünün de gerçekleşme ihtimali var. Zira Çavuşoğlu ve ekibi oraya da aynı teklifi yapmıştı.
50 yıl sonra Allende: Bizi teğet geçen bir yıldızın yörüngesi
Amerika'nın en büyük düşmanı: Çirkin, kötü, Meksikalı
Herkesin aşık olduğu İpanema Kızı kimdi?
Venezuela: “Zafer ya da Propaganda” işte bütün mesele bu!
Kolomb fantezisi
Tanrı ile konuşan şair: Ernesto Cardenal
Arjantin’den Türkiye’ye çözülemeyen İran düğümü
0 YORUM