Venezuela, ABD’nin Saldırısına Hazırlanıyor


13 Mart, 2015    Haberler



Obama tarafından imzalanan Venezuela’ya yönelik yeni yaptırımlardan sonra, ABD’nin bu ülkeye sert bir müdahaleye hazırlandığı idda ediliyor. Karakas yönetimi ise ülkelerini savunacaklarını belirtti.

 

Geçtiğimiz pazartesi günü ABD Başkanı Obama Venezuela’ya yönelik yeni bir yaptırım kararı daha yayınladı. Öncekilerden farklı olarak Obama deklarasyonu bu defa Venezuela’yı “ABD dış politikası ve ulusal güvenliğine karşı, sıra dışı ve olağanüstü tehdit” olarak tanımlıyordu.

Obama’nın kararına karşı Venezuela başkentinde “ulusal acil durum” ilan edildi. Venezuela devlet başkanı Nicolas Maduro, Bolivarcı Ulusal Silahlı Kuvvetler’e (FANB) ve Bolivarcı Milis Teşkilatlarına olağanüstü bir askeri tatbikatı başlatmaları emrini verdi.

Obama’nın deklarasyonunun, Venezuela’da ABD yanlısı bir darbe planının ortaya çıkmasının hemen ardından gelmesi dikkat çekti. Önceki hafta darbeci grubun başında yer alan Caracas valisi ve bazı silahlı kuvvetler mensupları, ABD’deki istasyonlar aracılığıyla yaptıkları haberleşmeler dahil harekat planlarıyla ele geçirilmişlerdi. Darbecilerin saldırı uçakları kullanarak devlet televizyonlarını bombalayacakları da ele geçen kanıtlar içindeydi.

Askeri ve istihbari çevrelerde ABD’nin “düşman” deklarasyonu sürpriz olarak değerlendirilmedi. Zira bir yıldır Obama yönetimin buna hazırladığı biliniyordu. Son ABD deklarasyonu Bolivarcı yönetimin istihbarat, askeri ve adalet kurumlarındaki önemli isimleri hedef alıyor. ABD’ye girişleri yasaklanan bu isimlerin hiçbiri ABD ya da bir Avrupa ülkesine yolculuk yapmış değil. ABD’nin, Venezuela Ulusal Güvenlik zirvesindeki isimleri ülke dışında çıktıklarında tutuklamak için böyle bir karar açıkladığı sanılıyor.

ABD planı yalnız Bolivarcı yöneticilerin “insan hakları” suçlamasıyla yurt dışında tutuklanmasıyla sınırlı değil. ABD’nin Panama’ya yaptığı müdahalenin bir benzerine hazırlandığı sanılıyor. Bush göreve geldikten kısa süre sonra, 20 Aralık 1989’da Panama’da Manuel Noriega yönetimini devirmek için bir işgal emri vermişti. Bir ay süren operasyonda ABD Güney Ordusuna bağlı yaklaşık otuz bin deniz piyadesi Panama’yı işgal etmiş, Başkan Noriega esir alınarak ABD’ye götürülmüştü. 3500 sivilin hayatını kaybettiği bir ay süren işgal sonucunda Panama ordusu dağıtılmıştı.

Venezuela’ya yönelik bir ABD saldırısının çok daha şiddetli olması bekleniyor. Bunda Venezuela’da stratejik petrol kuyularının yanı sıra Venezuela Silahlı Kuvvetlerinin envanterindeki Rus hava savunma füzelerinin ve milis teşkilatının bir işgale karşı direnişi yayma potansiyeli etkili. Venezuela’ya yönelik ABD askeri planı Bolivarcı yönetimin zirvesini ele geçirmeyi, Bolivarcı orduyu dağıtmayı ve stratejik petrol kuyularında tam denetimin sağlanmasını hedefliyor. Muhtemel saldırı tarihi için beklenen en kısa süre ise Obama’nın görev süresinin sonu. Ancak Rusya ve Çin’le stratejik askeri ve ekonomik ortaklıkları olan Venezuela’ya müdahalenin uluslararası planda yaratacağı problemler düşünüldüğünde bu karar o kadar kolay alınacağa benzemiyor.

ABD’nin Venezuela’ya yönelik tehdidi Latin Amerika ülkelerince bir istisna olarak görülmüyor. Arjantin’de Ocak ayında savcı Nisman’ın intiharıyla başlayan süreç de Venezuela’daki  planla bağlantılı. Nisman’ın ölümü sonrası Beyaz Saray ve Kongre’de Arjantin’e yatırımlar konuşulmuştu. Arjantin’de Başkan Cristina Kirchner yönetimi olay üzerine ulusal İstihbaratın “iki büyük devletin gizli servisleri”nin kontrolüne geçtiği tespit etti. Kirchner hükümeti radikal bir karar alarak istihbaratı bir kanunla lağvederek yeni bir örgütlenmeye gitti. Bu süreçte ise ulusal istihbarat tamamen Arjantin Silahlı Kuvvetleri’ne bırakıldı.

http://www.aydinlikgazete.com/dunya/karakas-abdnin-olasi-saldirisini-konusuyor-venezuela-abdnin-mudahalesine-hazir-h65021.html

Videolar





Yazılar

50 yıl sonra Allende: Bizi teğet geçen bir yıldızın yörüngesi
Bir siyasi hareket asla tek bir şahsın kişilik özellikleri ya da yeteneklerine indirgenemez ama Fidel Castro örneğinde olduğu gibi hareketin tüm özellikleri mükemmel biçimde tek bir kişide cisimleşebilir. Yahut da bu muhtevayı iyi biçimde kavramış ısrarcı bir liderlik hareketin kaderiyle bütünleşebilir. Fakat unutmamak gerekir ki “momentum” önemlidir. Hareketin liderle buluştuğu an kaderde belirleyicidir.
Amerika'nın en büyük düşmanı: Çirkin, kötü, Meksikalı
Hollywood neden hep Daniel Trejo'yu öldürüyor?
Herkesin aşık olduğu İpanema Kızı kimdi?
Saf aşkın ve Rio’nun simgeliğinden Playboy kızlığına: Kimse görmediği halde, duyan herkesin aşık olduğu İpanema Kızı (Garota de Ipanema) kimdi?
Venezuela: “Zafer ya da Propaganda” işte bütün mesele bu!
Bolivarcı yönetim içindeki kırılmalar ve Maduro yönetiminin geleceği
Kolomb fantezisi
Amerika kıtasıyla ilgili yalan yanlış bir çok yazı çıkıyor.* Kelli felli adamlar hiç bilmedikleri bu kıta ve hareketleri hakkında atıp tutmayı seviyorlar. Görüyorum sesimi çıkarmıyorum. Ama aşağıda eklediğim yazı okura Kolomb ve Amerika’daki hareketler üzerinden tarih dersi vermeye kalktığından bir şeyler yazmadan duramadım. (önce bu yazıyı https://bilimvegelecek.com.tr/index.php/2020/06/11/olumunden-500-yil-sonra-kristof-kolombun-cenaze-toreni-tarihe-olum/?fbclid=IwAR1AcEtC72R-6zfOZ0Uq2lZiIqoFmGbx_9Y1fXsJJXEtqim0mMPg92Cn3ds okumanızı, sonra benim notuma bakmanızı öneririm)
Tanrı ile konuşan şair: Ernesto Cardenal
Nikaragualı devrimci lider, şair ve din adamı Ernesto Cardenal, 95. yaşında öldü. 'Şiir gerçeği söylemenin tek yolu' diyen Cardenal'ın emperyaliz­mi eleştiren belgesel tadındaki 'Hora Cero / Saat Sıfır' şiiri, başkaldırı edebiyatının başyapıtları arasındadır.
Arjantin’den Türkiye’ye çözülemeyen İran düğümü
Yeni yılın ilk günü Netflix (Amerika kıtasında) iyi bir gazetecilik örneği sayılabilecek bir belgesel yayınladı: Orijinal adı “Nisman: The Prosecutor, the President and the Spy” olan bu belgesel 18 Ocak 2015 günü ölü bulunan Arjantinli savcı Alberto Nisman olayını anlatıyor.

Latinamerikainfo | Copyright 2014 | Sitemizde Kullanılan Tüm Yazı ve İçerikler Özgür UYANIK'a aittir. İzinsiz ve İsim Belirtmeden Kullanılamaz. Tüm Hakları Saklıdır.