11 Kasım, 2013 Haberler

İran’ın ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere ve Almanya’yla “nükleer anlaşma”ya varması uluslararası planda son yılların belki en önemli gelişmesiydi.
İran’ın ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere ve Almanya’yla “nükleer anlaşma”ya varması uluslararası planda son yılların belki en önemli gelişmesiydi. 1990’da Irak’a ABD kuvvetlerinin yerleşmesinden beri Orta Doğu’da İsrail ilk kez bu biçimde devre dışı kalıyor.
Bu yıl İran’la ilgili önemli bir uluslararası gelişme gözlerden kaçtı. Şubat ayında Arjantin Devlet Başkanı Cristina Kirchner parlamentoya bir memorandum gönderdi. Metin, İran’la Arjantin hükümeti arasında varılan bir yol haritasını içeriyordu. Güçlü bir Yahudi lobisinin bulunduğu Arjantin meclisinde çok sert tartışmalar yaşandı. Hatta anlaşmayı destekleyen vekillerin fotoğrafları Buenos Aires sokaklarına asılarak “onlara verilen oy İran’a verilmiştir” bile yazıldı.
Çatışmanın geçmişi “AMIA Olayı” olarak bilinen bir bombalamaya dayanıyordu. 18 Temmuz 1994’te, Amerika kıtasında ABD’den sonra en kalabalık İsrail kökenlilerin bulunduğu ikinci ülke olan Arjantin başkentinde, AMIA adlı İsrailliler derneğine yönelik bir terör saldırı gerçekleşti. Derneğin önünde patlayan bomba yüklü araç 85 kişinin ölümüne ve yüzlerce kişinin yaralanmasına yol açtı. Olayla ilgili Lübnan Hizbullahı, İran ve Suriye suçlandı. Arjantin, İran’lı 7 diplomat için tutuklama kararı çıkardı ve teslim edilmesini istedi. Hatta İran Devlet Başkanı, Dini Lideri ve Dışişleri Bakanı hakkında da tutuklama kararı çıkarılması girişimi Arjantin meclisinden son anda döndü. Böylece Arjantin-İran ilişkileri koptu. AMIA olayı İsrail’in İran’a karşı kullandığı en önemli terör suçlamasına dönüştü.
2013 başında Arjantin hükümetinin İran’la yeniden ilişki kurması elbette batılı müttefiklerin olumsuz yorumlarına neden olmuştu. İlişkileri zaten sorunlu olan Arjantin hükümeti bir kez daha ABD’nin şimşeklerini üzerine çekmişti. İsrail ise Arjantin Dışişleri elçisi Hector Timerman’a ateş püskürüyordu. Timerman en sonunda “ölen bizim vatandaşlarımız size ne oluyor” demek zorunda bile kaldı.
Fakat aradan dokuz ay geçmeden ABD İran’la masaya oturdu ve İsrail izole oldu. Arjantin’in ne kadar isabetli bir dış politika kararı aldığı görüldü.
Diğer yandan, başta Venezuela olmak üzere Latin Amerika’daki sol hükümetlerin İran’la kurduğu ilişkileri kesmeye çalışan bir mekanizma da canlılığını koruyor. İki hafta önce Brezilya Yüksek Mahkemesi solcu Lula hükümetinde kabine şefi olan José Dirceu’nun İran’dan rüşvet aldığı sonucuna vararak ceza verdi. Karar dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Brezilyalı Petrobras’la İran’ın kurduğu ortaklığı hedef alıyordu.
50 yıl sonra Allende: Bizi teğet geçen bir yıldızın yörüngesi
Amerika'nın en büyük düşmanı: Çirkin, kötü, Meksikalı
Herkesin aşık olduğu İpanema Kızı kimdi?
Venezuela: “Zafer ya da Propaganda” işte bütün mesele bu!
Kolomb fantezisi
Tanrı ile konuşan şair: Ernesto Cardenal
Arjantin’den Türkiye’ye çözülemeyen İran düğümü
0 YORUM