21 Mart, 2016 Haberler

Sağ cephenin bir yıldır giderek artan bir etkinlikle Başkan Dilma Rousseff’i koltuktan düşürme politikası yeni bir aşamaya ulaştı. Geçen hafta yargı gücü de bu cepheye İşçi Partisi lideri Lula da Silva hakkında soruşturma başlatarak en büyük desteği sağladı. Rousseff’ten önce iki dönem devlet başkanlığı yapan ve 2018 seçimlerinin tartışmasız en güçlü başkan adayı Lula evinden gözaltına alındı. Daha önce görülmemiş biçimde eski bir devlet başkanı ve halk desteğine sahip bir siyasal liderin evi silahlı timlerce basıldı. Karakola götürülen ve üç saat sonra serbest kalan Lula, yargı operasyonunun adaylığını engellemeye yönelik olduğunu açıkladı.
İşçi Partili Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff, Lula’ya yönelik komployu durdurmak için onu kabineye alma kararı aldı. Ertesi günü bakan ilan edilen Lula’nın Yüksek Mahkeme kararıyla yemin etmesi engellendi ve hakkındaki soruşturmanın sürmesine karar verildi.
Devlet petrol şirketi Petrobras yolsuzluğu soruşturması, sağ cephenin İşçi Partisi’ne karşı yalnızca politik yıpratma aracı değil öldürücü silahı haline geldi. Brezilya gibi rüşvet ve yolsuzluğun kurumsal olduğu bir ülkede şaşırtıcı bir duyarlılık yaratılmış durumda. Operasyonun iki hedefi var: İlki Rousseff’i başkanlıktan indirmek ve Lula’nın başkanlığını engellemek. İkincisi, İşçi Partisi iktidarında dünyanın en büyük petrol şirketlerinden biri haline gelen Petrobras’ı itibarsızlaştırarak özelleştirmek.
İşçi Partisi liderliğine yönelik yargı atağı anayasaya aykırı biçimde başladı. Yargıç Sergio Moro, başkan Dilma ile Lula arasında geçen ve yasadışı biçimde elde edilmiş bir dinlemeyi dosyaya koymakla yetinmedi, üstelik bunu basına da verdi. Hemen akabinde Yüksek Yargıç Itagıba Catta Preta, Lula’nın bakan olmasını engelleyen karara imza attı. Sosyal medyaya düşen fotoğraflarda bu iki yargıcın da Dilma’nın düşürülmesi için yapılan yürüyüşlerde çekilen fotoğrafları yayınlandı.
Ülkenin üç büyük gazetesi Folha de Sao Paulo, O Estado de Sao Paulo ve Globo, ertesi gün yasadışı dinleme kayıtlarını yayınladılar. Sanayici işadamları örgütü FIESP başkan Dilma’nın “derhal” istifasını istedi. Fakat hükümet cephesini oluşturan İşçi Partisi (PT)-İşçi sendikası (CUT)- Topraksızlar Hareketi (MST) kararlı biçimde durarak tavrını korudu.
Sağ cephenin ülke çapında gerçekleştirdiği yürüyüşe İşçi Partisi yine sokaklara çıkarak cevap verdi. Sağın en büyük başarısı, kuşkusuz halen Brezilya’nın en büyük kitle desteğine sahip olan bu İşçi Partisi’nin karşına geniş bir cepheyi örgütlemekti. Bu cephe Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa’nın dediği gibi “kimliksiz” ve “yalnızca mevcut yönetimi yıkmayı hedefliyor”. Böylece Brezilya güçlü bir iktidar alternatifini kaybederek ulusal çıkarlarını savunamayacak bir duruma geri dönecek. Ekonomik kriz sebebiyle gelir durumu zayıflayan halk da Arjantin örneğinde görüldüğü gibi daha da yoksullaşacak.
50 yıl sonra Allende: Bizi teğet geçen bir yıldızın yörüngesi
Amerika'nın en büyük düşmanı: Çirkin, kötü, Meksikalı
Herkesin aşık olduğu İpanema Kızı kimdi?
Venezuela: “Zafer ya da Propaganda” işte bütün mesele bu!
Kolomb fantezisi
Tanrı ile konuşan şair: Ernesto Cardenal
Arjantin’den Türkiye’ye çözülemeyen İran düğümü
0 YORUM