26 Mayıs, 2014 Haberler

Şili'de madenciler nasıl "kurtuldu"?
Dört yıl önce, Şili’nin kuzeyindeki San José bakır madeninde 720 metre derinlikte 33 madenci mahsur kalmıştı. Göçükten 17 gün sonra Şili devlet başkanı Sebastian Piñera madencilerin sağ olduklarını haber veren bir notu basına gösterdi: “33 kişi sığınakta iyi durumdayız”. İşte “kurtarma operasyonu” denen şey o anda başlamıştı. Fakat sanıldığı gibi kurtarılmaya çalışılan madenciler değil faşist Pinochet’in takipçisi Piñera hükümetinin imajıydı. Zira Piñera 1958’den beri Şili’de halkoyuyla seçilmiş tek sağcı devlet başkanıydı. Başkan Piñera ülkenin en zengin ailelerinden birine mensuptu. 3 milyar dolarlık servetiyle her yıl Forbes dergisinin en zenginler listesine giriyordu. Sınırsız toprakları, bankaları, havayolu ve haberleşme şirketleriyle Şili’nin patronuydu. Tarihin en büyük “kurtarma şovu” için gerekli her türlü uluslararası desteğe sahipti.
Madenciler 17 gün hayatta kalmayı başardıktan sonra kendi çabalarıyla bir sığınağa ulaşmışlar ve baca deliğinden yukarıya not iletmişlerdi. Daha çok uzun süre hayatta kalabilirlerdi. Herhangi bir sağlık problemleri de yoktu. Piñera hükümeti ülkenin her yerini afişlerle donatarak “mucize kurtuluşun” propagandasını yapmaya başladı. Hemen CNN gibi kanallar canlı yayın istasyonlarını bölgeye kurdular ve saatlik haberlerle dünyanın ilgisini buraya çektiler. Madencilere ulaştırılan kamerayla 624 metre derinlikten canlı yayın gerçekleştirdiler. Aşağıda madenciler şarkı söylüyor, yukarıda aileleri dans ediyordu. 70 gün sonra, eski bir yöntemle genişletilen hava deliklerinden birinden indirilen kapsülle madencilerin tek tek dışarıya çıkarılmasını 1,5 milyara yakın kişi izledi.
Kısa süreliğine de olsa amaç hasıl olmuştu: Yoksul kitlelerde nedensiz bir kurtuluş umudu ortaya çıkmış, hatta madencileri taşıyan 1960 model teneke kapsül, uzay gemisi muamelesi görmeye başlamıştı. Yüklü tazminatlar alan madenciler her gece bir TV şovuna katılıyordu. Papa’nın huzuruna bile çıkıp “kutsandılar”. Hatta üçü Kıbrıs’a geçip Şeyh Kıbrisi’nin eteğini bile öptü. 33 madencinin hemen hepsi yabancı şirketler tarafından “motivasyon aracı” olarak kullanılmak üzere yüksek ücretlerle işe alındı.
San José madeni, hükümet kararıyla kapatıldı. Göçükten ilk kurtulan 240 madenci işsiz ve tazminatsız kaldı. Şili’nin yoksulları sağlık ve eğitim haklarından yoksun şekilde Pinochet’in kan üzerine kurduğu dünyanın ilk neoliberal rejiminde “kaderleriyle” baş başa kaldılar.
50 yıl sonra Allende: Bizi teğet geçen bir yıldızın yörüngesi
Amerika'nın en büyük düşmanı: Çirkin, kötü, Meksikalı
Herkesin aşık olduğu İpanema Kızı kimdi?
Venezuela: “Zafer ya da Propaganda” işte bütün mesele bu!
Kolomb fantezisi
Tanrı ile konuşan şair: Ernesto Cardenal
Arjantin’den Türkiye’ye çözülemeyen İran düğümü
0 YORUM