03 Şubat, 2016 Yazılar

Egemenlik her ne kadar giderek çeşitlenen bir kavram olsa da toprak olmaksızın bir anlam ifade edilmiyor. Coğrafyanın gücü ve zorluklarıyla şekilleniyor egemenlik kavramı. Eğer ulus egemen bir gücü ifade ediyorsa en başta toprağını koruyup yönetebiliyor olduğundandır. Toprak üzerindeki ulusal egemenlik insanların yaşamı için hayati önemdedir. Özellikle sınırlı su ve enerji kaynakları üzerindeki egemenlik mücadelesi bunu doğrular niteliktedir.
Arjantin 2,8 milyon km2 toprağıyla dünyanın sekizinci büyük ülkesi. Topraklarının 1,8 milyon km2’si ise Patagonya olarak adlandırılan coğrafyadan oluşuyor. Patagonya bölgesi Antarktika hariç Arjantin’in altı eyaletini içeriyor. Bununla beraber Arjantin nüfusunun (42 milyon) sadece %5’i Patagonya’da yaşıyor.

Atlantik okyanusundan And dağlarına kadar ortalama 1000 km bomboş bir platoda seyredersiniz. Kıyıda Balinalar, Penguenler, Deniz Aslanlarıyla başladığınız yolculukta And dağlarına yaklaştıkça Lamalar, Kondorlar ve hatta Pumalar eşlik eder.

And dağlarına ulaşınca bambaşka bir dünyayla karşılaşırsınız. Çorak topraklar sona ermiş, dünyanın en büyük buzullarından beslenen nehirler, göller ve ormanlar başlamıştır. Dünyanın en temiz havası ve suyu buradadır. Karla kaplı dik dağlar arasında buzul rezervleri, buz mavisi göller, yemyeşil çam ormanları…

Arjantin 1990’lı yıllarda neoliberal politikalara geçince, her şey gibi, Patagonya’daki bu “boş” toprakları da satışa çıkarmış. Fırsatı değerlendiren İtalyan Luciano Benetton 9000 km2, ABD’den Ward Lay 18500 km2 , İngiliz Jhosep Levis 140 km2, ABD’li Ted Turner 550 km2 ve daha adını bilmediğimiz bir çok yabancı bu toprakları satın almış.

Elbette ki bir yabancının Patagonya’nın çorak ve rüzgarlı geniş arazilerine yatırım yapması düşünülemez. Alınan yerlere bakınca su kaynakları ve buzul rezervlerinin olduğu stratejik bölgeler olduğu açıkça görülüyor. Arjantin’in diğer parçalarından yabancıların satın aldığı bölgeler de bu tespiti doğrular nitelikte. Arjantin’de 35 nehir, ırmak ve göl yabancıların mülkiyetinde. ABD’li Douglas Thompkins, George Soros, Fransız Madame Beaux’un Amazonların bir kolunun uzandığı Corrientes topraklarında su rezervlerini kapsayan toprakları var.

Her ne kadar anayasa ve kanunlar halkın su kaynaklarından faydalanmasının engellenemeyeceği, su kaynakları, nehir, göl ve deniz kıyılarının toplumun malı olduğu yazsa da sadece Cordoba’da 500’den fazla su kaynağına geçiş mülk sahipleri tarafından kapatılmış durumda. Patagonya’da İngiliz Joe Lewis sahip olduğu araziyi kapatarak yargı kararına rağmen Escondido Gölüne geçişi engellemiş durumda. Luciano Benetton ise Chubut’ta 4 numaralı eyalet yolunu kesmiş. Bu nedenle El Maitén adlı kasabaya yalnızca bir yoldan ulaşılabiliniyor. CNN’nin sahibi Ted Turner Neuquen’de o kadar geniş bir arazi satın almış ki bazı köylüler kendi arazilerinde hapis kalmış durumda. Evlerinde çıkıp bir yere gitmek için Ted Turner’in adamlarından izin almak zorundalar.

İğrenç bir komplo!
Venezuela’da parlamentodan sonra partiler rejimi de sona eriyor
Nobel’in ardındaki “Zürafa” öldü
Bolivya'da darbe bitmiyor
Ve sonunda Bolsonaro da maskeyi taktı (Kısa bir süreliğine de olsa)
“Sıfır Numaralı” Komutan’a Veda
Maduro’yu Kızıl Bereli Burjuvalar mı devirecek?
0 YORUM