Meksika’nın Çığlığı


10 Kasım, 2014    Yazılar



Yoksul ailelerine bir avuç kül verdiler evlatları yerine. Kaybedilen 43 Ayotzinapa Yatılı Kır Öğretmen Okulu öğrencilerinin bedenlerinden arda kalanlar sadece üç torba küldü. Firardaki Iguala Belediye Başkanı Jose Luis Abarca karısıyla beraber yakalandı. Polisler ve uyuşturucu karteli piyonları tutuklandı. Toplu mezarlar ortaya çıkarıldı. Meksika Devriminden geriye bir avuç kül kaldı. Tüm duvarları devrim kahramanlarının resimleriyle kaplı Ayotzinapa okulu öğrencileri, o küllere karıştı.

 

 

80 belediyeden oluşan çocukların katledildiği Guerrero eyaleti, ülkenin en verimli topraklarına ve dünyanın en yüksek cinayet oranına sahiptir. Halk ırgattır Meksika’nın bu Çukurovası’da. Yoksulluk onları oradan oraya gitmeye zorlar: Sinaloa’nın domates tarlalarından, Chihuahua’nın elma bahçelerine, Guanajuato’nun kaderleri kadar acı biberleri, onların nasırlı elleriyle taşınır. Ve yine de emekleri yetmez yaşamaya devlet yardımları olmasa. Evlatları yol parası olmadığı için otobüs işgal eder okula dönmek için; çetesi, polisi bir olur katleder. Bir saat mesafedeki Acapulco plajlarında  değil toplu mezarlarda yanar cansız bedenleri.

Guerrero’nun savaşı gerçekte iki kişi arasındadır: Biri Meksika’da 70’lerde başlayan kirli savaşın mimarlarından Guerrero valisi Rubén Figueroa’dır. Kendine “Huitzuco Kaplanı” diyen bu faşist şef Guerreo Üniversitesi’de onlarca öğrencinin kaybedilmesinden sorumludur. Valilik koltuğunu oğluna bırakmış ve o da babasının izinden giderek 1995’te “Aguas Blancas” katliamında onlarca köylüyü katlettirmiştir. Yerine getirilen vali Angel Aguirre Rivero da Ayotzinapa Katliamı’yla istifa etmiştir.

İkinci kişi, Luis Cabañas’tır. Katledilen 43 öğrencinin eğitim gördüğü Ayotzinapa mezunu bir köy öğretmedir. O belki de Guerrero’nun “İnce Memed”idir. Yoksulların Partisi, Köylülerin Adalet Tugayları’nı kuran adamdır. Guerrero’nun “ağası” Rubén Figueroa’yı 30 Mayıs 1974’te kaçırıp köylülerin adaletine teslim etmiştir.

Luis Cabañas bu olaydan beş ay sonra çatışmada hayatını yitirdi. Köylüler yine ırgat oldu, evlatları kül. Fakat devran döner. Savunmasız bırakılan halk ordulaşır. Panço Villa’nın Devrim Trenleri yoldadır. “Viva Zapata” çığlığı –çok yakındır!- yankılanır.

Videolar





Haberler

İğrenç bir komplo!
Adamın partisine el koydukları yetmemiş gibi şimdi de fuhuşla suçlayıp itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.
Venezuela’da parlamentodan sonra partiler rejimi de sona eriyor
Venezuela’da iki sosyalist partiye kayyım atandı
Nobel’in ardındaki “Zürafa” öldü
Mercedes Barcha Pardo, cumartesi sabahı Meksika başkenti Meksiko’da, 87 yaşında hayata gözlerini yumdu. Külleri eşinin yanına Cartagena Kolombiya’daki mezarına taşındı.
Bolivya'da darbe bitmiyor
Bolivya, Evo Morales’in darbe ile ülkeyi terk etmek zorunda kalışının üzerinden henüz bir yıl geçmeden yeni bir darbeyle karşı karşıya. Daha önce 2 Mayıs olarak belirlenen ve sonra 6 Eylüle alınan seçimler Yüksek Seçim Mahkemesi (TSE) kararıyla üçüncü kez belirsiz bir tarihe ertelendi. Güvenlik güçleri kararı protesto eden halka karşı ateşli silahlar kullanıyor. Son on günde en az yüz kişinin ordu ve paramiliter güçlerin saldırılarında öldüğü tahmin ediliyor.
Ve sonunda Bolsonaro da maskeyi taktı (Kısa bir süreliğine de olsa)
Pandemiye karşı önlem almamakla ünlü Brezilya devlet başkanı Jair Messias Bolsonaro'da Kovid pozitif çıktı.
“Sıfır Numaralı” Komutan’a Veda
Tarihin nasıl ilerleyeceği meçhuldür ama eğer ilerleyecekse bu sıra dışı kişilerin “zoruyla” olacaktır. Althusser’in dediği gibi “Gelecek Uzun Sürer”, tarih yavaş ilerler, toplumlar zamanla evrilir ve devrimlerle dönüşürler. Verilen mücadelelerin şiiri gelecek kuşaklara miras kalır. İyiler ve kötüler, ta ki kurnazlar ortaya çıkana dek, alışkanlık gibi savaşı sürdürürler. Çünkü tarihin akışını değiştirmek için savaşmak yetmez. Onu farklı biçimde yorumlamak da gerekir.
Maduro’yu Kızıl Bereli Burjuvalar mı devirecek?
Venezuela başkenti Karakas’tan kalkan T7-JIS kuyruk numaralı bir jet Cuma gece yarısına doğru Senegal kıyılarının karşısında bulunan Cabo Verde uluslararası havaalanına indi. Uçağın içinde Amerikan güvenlik birimlerinin beklediği önemli bir misafir vardı: Alex Nain Saab Morán adındaki Kolombiya kökenli bu iş insanı ABD’nin Maduro yönetimine yönelik açtığı ve ucu Türkiye’ye kadar uzanacak davaların kilit bir ismiydi.

Latinamerikainfo | Copyright 2014 | Sitemizde Kullanılan Tüm Yazı ve İçerikler Özgür UYANIK'a aittir. İzinsiz ve İsim Belirtmeden Kullanılamaz. Tüm Hakları Saklıdır.