16 Haziran, 2014 Yazılar

Maskotundan politikadaki yankılarına kadar Brezilya'daki Dünya Kupası..
Brezilya’da düzenlenen Dünya Futbol Şampiyonasına 12 ulusal ekiple en fazla katılım Avrupa’dan olurken ikinci sırada 9 ülkeyle Latin Amerika geliyor. Latinler için futbolun “ideolojiler üstü” bir anlamı var. Telesur ve Arjantin devlet tv’si Canal 7’nin ortak Dünya Kupası programı “De Zurda” yani “Solak”ı solcu Maradona ve sağcı spiker Victor Hugo Morales beraber yapıyor.
Dünya kupasına karşı olmanın da futbola karşı olmakla bir ilgisi yok. Endüstriyel futbolu eleştirenler buna dahil. FIFA’ya karşı sokak protestoları örgütleyenler bile maç saatinde diğer “compañero”larlaekran karşısında.
Onlar “Büyük Vatan” diyorlar Latin Amerika’ya: Arjantinli, Venezuelalı, Ekvadorlu ama illa ki Latin Amerika’lı. “Ne olursa olsun Büyük Vatan kazanmalı, kupa Latin Amerika’da kalmalı” diyorlar. Her Latin Amerika ülkesinin kendi sembolü var. Bununla beraber Latin Amerika’yı birleştiren değerler de var. Son Papa’nın Arjantin’den seçilmesi örneğindeki gibi; sağıyla soluyla, elitleri veya yoksul halk kesimleriyle herkes, Papa’yı Latin Amerikalı kimliğiyle kucakladı. Papa Francisco’yu kıtanın Vatikan’a en muhalif sol teologları bile selamladı.
Brezilya’da bu aralar işler biraz karışık: Başkan Dilma, sağın geçen yıldan beri kışkırttığı sosyal hoşnutsuzluğu göğüslemeye çalışıyor. Yüzde altmışı genç iki yüz milyonluk bir nüfusa sahip bu dev ülkede sosyal problemler asırlardan beri süregeliyor. Bu Dünya Kupası organizasyonu 250 bin kişiyi yerinden etti. Tesislere harcanan paralar halkı rahatsız etti. Ama 30 milyon Brezilyalıyı yoksulluktan kurtarmış İşçi Partisi iktidarını da sarsmak kolay değil. Ülkenin en büyük sosyal hareketi MST sağın kışkırtmalarına karşı Dilma’yı desteklediğini açıkladı ve protestolara katılmıyor. Zaten basından takip edeceğiniz gibi yüz-yüz elli kişilik katılımlı eylemler “büyük eylem” olarak gösterilmekte. Normalde bu ülke çok büyük sosyal hareketlere alışık. Acaba Brezilya’da başka türden bir iktidar olsaydı uluslararası basın en küçük topluluğun eylemini anında servis etmeye bu kadar hevesli olur muydu? Güney Kore’de kat be kat daha fazla eylem yapıldığı halde hiçbiri basına yansımamıştı. Bu Dünya Kupasının; Rusya, Hindistan, Çin’le beraber BRICS gücünün parçası olan Brezilya’ya karşı bir itibarsızlaştırma kampanyasına dönüştüğü çok açık.

Dünya Kupasının Maskotu ve Konsepti
Dünya kupasının maskotu “Fuleco” aslında bir Brezilya armadillo’su. Meksika’dan Arjantin’e armadillo kadar Latin Amerikalı bir hayvan yoktur. 1992’de Toprak Zirvesi’ni yaparak Rio Deklarasyonuna öncülük eden; Biyo-çeşitlilik ve İklim Değişimi Anlaşmasının temellerini atan; 2012’de Rio+20 Çevre Zirvesini gerçekleştiren Brezilya, türü yok olmak üzere olan armadillo’yu çevre sorununa dikkat çekmek için maskot olarak seçti. Projeler de bu konsepte uygun olarak yapıldı. Çalışmaların büyük kısmı “LEED Sertifikası”na, yani kendi enerjisini üreten “yeşil binalar”a sahip. Örneğin, Belo Horizonte’deki “Mineiraõ” Stadı, Dünya Kupasının ilk güneş enerjili yapısı. 1600 mega wattlık bu paneller 1200 evin enerjisini sağlayacak güçte. Dev Maracána Stadı da 500 mega watt’lık güneş panelleriyle kaplı. Işıklandırma ve tüm elektrikli cihazlar en az harcama yapacak biçimde “eco-teknolojik”. Aynı stadın yenilemesinde geri dönüştürülmüş malzeme kullanıldı. Stadın çatısı yağmur sularını toplayacak şekilde yapıldı. Bu sular tuvaletlerde kullanılacak. Maçlarda servis yapan B20 otobüsler % 20 oranında atık ayçiçeği yağını yakıt olarak kullanıyor. Bunun için 40 kentten atık yağ toplanıyor. Sadece, 70 bin yerleşimcisi olan, “Alman Sitesi” aylık iki bin litre kullanılmış mutfak yağı bağışlıyor. Biyo-gezegen Projesi kapsamında yapılan bu kampanyaya önem veriliyor. Zira her litre atık yağ 25 ton temiz su kaynağını kirletiyor.
Ha bu arada Brezilya, Amazonları yok etmeyi sürdürüyor. Ayrıca kullanılan tüm bu eco-teknolojik yatırımlar Alman ya da Fransız ürünü ve batı bankalarınca finanse ediliyor. Küresel ısınmaya uygun yeni “dünya konsepti”nin provası Brezilya’da yapılıyor.
İğrenç bir komplo!
Venezuela’da parlamentodan sonra partiler rejimi de sona eriyor
Nobel’in ardındaki “Zürafa” öldü
Bolivya'da darbe bitmiyor
Ve sonunda Bolsonaro da maskeyi taktı (Kısa bir süreliğine de olsa)
“Sıfır Numaralı” Komutan’a Veda
Maduro’yu Kızıl Bereli Burjuvalar mı devirecek?
0 YORUM