27 Ekim, 2014 Yazılar

Bolivya, iki asır önce Kurtarıcı Bolivar’ın kılıç darbesiyle “yaratılmış” bir ulus. Yani o tarihten önceye dayanan ayrı bir Bolivya ulusundan bahsetmek mümkün değil.
Eğer bugün bir Bolivya ulusundan bahsedeceksek bu geçen iki asır boyunca bir avuç beyaz azınlık tarafından zapt edilmiş devlet yönetimi altında yerli halkın ayaklanmalarından doğan çatışmanın ürünüdür. Fakat en çok da Bolivya maden emekçilerinin sınıfsal mücadelesidir. Topraksız köylü kitleleri, politik çatışmada insan gücünü oluşturdular. Onların dağlarda yaşamaya zorlanması da kültürel bir rezerve dönüşmeleri sonucunu doğurdu. Neoliberalizm zaten zayıf olan devleti bitirip halk ayaklanmaları patlak verince bastırılan her şey gibi onlar da açığa çıktı. Böylece suyu ve gazı fahiş fiyata halka satan batılı şirketlere karşı başlayan isyan, yerli kimliğinin tarihsel hakkını ele almasıyla sonuçlandı. Önceki hafta başkanlık seçimlerini üçüncü kez -ilk turda %61 oy oranıyla- kazanan Evo Morales 2006’da geniş halk desteğiyle iktidara geldi. Halk rüzgarını arkasınaalan Morales yönetiminin 2009’da yaptığı Anayasa’da, Bolivya “Çok Uluslu” bir devlet olarak tanımlandı(Estado Plurinacional de Bolivia). 2006’da yapılan Yerli Halkları Ulusal Kongresi’den alınan bu tanıma göre Bolivya yerli/köken halklar, köylüler ve Avrupa kökenlilerle bunların tümünün karışımından oluşan “uluslar”dı. (Tanımın bilimselliği ya da söz konusu anayasanın tutarlılığını bir kenara bırakarak pratik sonuçlarını değerlendirmeye çalışıyoruz) Bu tanımla Bolivya 37 resmi dile kavuşmuş oldu. Anayasa her mahkemeye İspanyolcaya ek olarak o bölge dilini kullanma zorunluluğu getirdi. Bu sayede daha önce hiçbir konuda devlet mahkemelerine başvurmayan ve kendi kurallarına göre “adalet” uygulayan yerli toplulukları “düzen adaleti”ni tanıdı(Bu aynı zamanda yargı sisteminin yerli adaletini de tanıyacak şekilde heterojen bir yapıya dönüşmesinin yolunu açtı). Eğitim dili de bölgelere göre belirlendi. Küba’lı eğitimcilerin mucizevi “Yo sí puedo” okuma-yazma metodu, nüfusun yarısı tarafından konuşulan Aymara ve Quechua diline uygulandı. Okuma-yazma seferberliğine katılanların ortak dilinin İspanyolca(nüfusun %90’ı) olmasına karşın metodun bu iki yerli diline de uygulanması katılımı güçlendirdi ve öğrenimi hızlandırdı.
İğrenç bir komplo!
Venezuela’da parlamentodan sonra partiler rejimi de sona eriyor
Nobel’in ardındaki “Zürafa” öldü
Bolivya'da darbe bitmiyor
Ve sonunda Bolsonaro da maskeyi taktı (Kısa bir süreliğine de olsa)
“Sıfır Numaralı” Komutan’a Veda
Maduro’yu Kızıl Bereli Burjuvalar mı devirecek?
0 YORUM