13 Maddede Kolombiya'daki Barış Süreci


03 Ekim, 2015    Yazılar



Kolombiya'daki "Barış Süreci"ne bakarak Türkiye'de yapılanın ne olduğunu kolaylıkla görebiliriz.

1.       Kolombiya hükümeti FARC’la Barış Sürecini içerde herhangi bir kesime karşı siyasetten dışlayıcı bir araç olarak kullanmıyor. Barış Süreci, Kolombiya’da toplumsal kesimleri parçalayıcı değil birleştirici bir politika.

 

2.       Barış Süreci, ne FARC tarafından ne de Kolombiya hükümeti tarafından Kolombiya tarihine ve ulusal değerlerine yönelik bir saldırı unsuru içermiyor. Kolombiya’da Barış Süreci ulusu birleştiren tarihsel değerler üzerine inşa ediliyor.

 

3.       Kolombiya’daki Barış Süreci, kendini ülkenin tüm tarihsel sorunlarını çözmeye muktedir tek yol olarak dayatmıyor. Anayasal vatandaşlık tanımı, millet kavramı, ana dilde eğitim, devlet organlarının yapısında ya da yerel yönetimlerde yapısal değişiklik gibi beklentiler yok. Süreç tamamen FARC’ın silahlı örgütlenmesini terk etmesi ve yasal zeminde siyaset yapmasına odaklanmış durumda.

 

4.       FARC ile Kolombiya Hükümeti arasındaki diyalog doğrudan ve kamuoyu tarafından isimleri bilinen sorumlular arasında gerçekleşiyor. Kolombiya hükümeti cezaevindeki herhangi bir FARC sorumlusunu ya da FARC yurt dışında bulunan herhangi bir kişiyi aracı tutma yolunu seçmedi. Kolombiya içinde herhangi bir yasal parti ya da sivil bir örgüt FARC’ı temsilen sürece dahil olma gibi bir girişimde bulunmuyor.

 

5.       Süreç Kolombiya Devlet Başkanı Manuel Santos’un “güçlü liderliğine” bağlanmıyor. İkinci kere üst üste başkan olan Santos’un tekrar seçime girme hakkı da bulunmuyor.  Bu anlamda “barış”ın sağlanmasının Santos’un siyasi varlığıyla bir ilgisi yok.

 

6.       FARC, ulusal birliğe ve bayrağa sahip çıkan ve kendini bir ulusal kurtuluş hareketi olarak değerlendiren antiemperyalist bir örgüt. 80 dilin konuşulduğu ve 20 dil ailesinin bulunduğu Kolombiya’da FARC hiç bir etnik unsur ya da mikro milliyetçiliği benimsemiyor. Bolivarcı Sosyalizmi savunan örgüt birleşik bir Latin Amerika için mücadele ettiğini söylüyor.

 

7.       FARC, ülkede özellikle ABD askeri unsurlarına karşı uzun süredir savaşıyor. Buna karşılık ABD’nin tavrı da FARC’ı askeri yöntemlerle pasifize etme yönünde. FARC liderlerinin en önemlileri ABD komuta merkezlerinden yönetilen operasyonlarla öldürüldü.

 

8.       Batılı devletlerde FARC’a destek veren bir siyasetçi, ekonomik bir çıkar grubu ya da bir tür diaspora bulunmuyor.

 

9.       FARC uzun yıllar Kolombiya’da parlamenter siyasetin bir parçası olmak için mücadele etti. Her yasallaşma çabasında sayısız militanını kaybetti. Bu nedenle silahlı örgütlenmenin sürdürülmesi örgütün varlığı için yaşamsal önemde oldu. Şimdi FARC, nihai barış anlaşmasının imzalanmasıyla birlikte tümüyle silah bırakacağını ve yasallaşacağını taahhüt etti.

 

10.   Çevre ülkelerde FARC’ın doğrudan ya da taşeron bir örgüt aracılığıyla silahlı örgütlenmesi bulunmuyor. Çevre ülkelerden toprak koparma, bölme ya da otonom yapılar oluşturma gibi bir projesi yok.

 

11.   Bölge ülkelerin hiç biri FARC’ı el altından ya da açık biçimde desteklemiyor. FARC üyeleri, Bolivarcı ideolojiyi taşımasına rağmen Başkan Chávez tarafından Kolombiya’ya teslim edilmişti. Geçen ay da Bolivarcı İttifak üyesi Ekvador, iki önemli FARC yöneticisini tutuklayarak Kolombiya’ya teslim etti. Yani FARC’ın aynı siyasi çizgiyi paylaştığı yönetimler bile örgütün kendi topraklarında hareket etmesine göz yummuyor.

 

12.   Kolombiya’da iç savaş,geçen asrınbaşından beri sürüyor. Köylülerin elitler, feodaller ve yerel şeflerin emrinde savaşması kuşaklardır süren bir çatışma kültürü oluşturmuş durumda. Savaş kadar geçici barış ya da ateşkes anlaşmaları yapmak da bu kültürün bir parçası. Kolombiya’da başarılı-başarısız birçok barış anlaşması yapıldı. Ayrıca Latin Amerika bu tarz Barış Anlaşmaları konusunda önemli tecrübelere sahip.

 

13.   Barış Süreci ABD’den Küba’ya, Avrupa’dan Venezuela’ya kadar dost-düşman her devlet tarafından destekleniyor. Sürecin aleyhinde olan tek bir kesim bile yok. Her ne kadar paramiliterlerin sözcüsü olan eski başkan Alvaro Uribe, muhalefet yapıyormuş gibi görünse de gerçekte o ABD’nin kendisine biçtiği rolü oynuyor. ABD, FARC’ı Küba üzerinden garantiye alırken, paramiliter unsurları da başıboş bırakmak istemiyor.

 

 

Videolar





Haberler

İğrenç bir komplo!
Adamın partisine el koydukları yetmemiş gibi şimdi de fuhuşla suçlayıp itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.
Venezuela’da parlamentodan sonra partiler rejimi de sona eriyor
Venezuela’da iki sosyalist partiye kayyım atandı
Nobel’in ardındaki “Zürafa” öldü
Mercedes Barcha Pardo, cumartesi sabahı Meksika başkenti Meksiko’da, 87 yaşında hayata gözlerini yumdu. Külleri eşinin yanına Cartagena Kolombiya’daki mezarına taşındı.
Bolivya'da darbe bitmiyor
Bolivya, Evo Morales’in darbe ile ülkeyi terk etmek zorunda kalışının üzerinden henüz bir yıl geçmeden yeni bir darbeyle karşı karşıya. Daha önce 2 Mayıs olarak belirlenen ve sonra 6 Eylüle alınan seçimler Yüksek Seçim Mahkemesi (TSE) kararıyla üçüncü kez belirsiz bir tarihe ertelendi. Güvenlik güçleri kararı protesto eden halka karşı ateşli silahlar kullanıyor. Son on günde en az yüz kişinin ordu ve paramiliter güçlerin saldırılarında öldüğü tahmin ediliyor.
Ve sonunda Bolsonaro da maskeyi taktı (Kısa bir süreliğine de olsa)
Pandemiye karşı önlem almamakla ünlü Brezilya devlet başkanı Jair Messias Bolsonaro'da Kovid pozitif çıktı.
“Sıfır Numaralı” Komutan’a Veda
Tarihin nasıl ilerleyeceği meçhuldür ama eğer ilerleyecekse bu sıra dışı kişilerin “zoruyla” olacaktır. Althusser’in dediği gibi “Gelecek Uzun Sürer”, tarih yavaş ilerler, toplumlar zamanla evrilir ve devrimlerle dönüşürler. Verilen mücadelelerin şiiri gelecek kuşaklara miras kalır. İyiler ve kötüler, ta ki kurnazlar ortaya çıkana dek, alışkanlık gibi savaşı sürdürürler. Çünkü tarihin akışını değiştirmek için savaşmak yetmez. Onu farklı biçimde yorumlamak da gerekir.
Maduro’yu Kızıl Bereli Burjuvalar mı devirecek?
Venezuela başkenti Karakas’tan kalkan T7-JIS kuyruk numaralı bir jet Cuma gece yarısına doğru Senegal kıyılarının karşısında bulunan Cabo Verde uluslararası havaalanına indi. Uçağın içinde Amerikan güvenlik birimlerinin beklediği önemli bir misafir vardı: Alex Nain Saab Morán adındaki Kolombiya kökenli bu iş insanı ABD’nin Maduro yönetimine yönelik açtığı ve ucu Türkiye’ye kadar uzanacak davaların kilit bir ismiydi.

Latinamerikainfo | Copyright 2014 | Sitemizde Kullanılan Tüm Yazı ve İçerikler Özgür UYANIK'a aittir. İzinsiz ve İsim Belirtmeden Kullanılamaz. Tüm Hakları Saklıdır.