04 Ocak, 2016 Yazılar

Güney Amerika'nın üç dev ülkesi Venezuela, Arjantin ve Venezuela'da sağın güçlenmesinin ardındaki nedenler..
Dünya 21.yüzyıla Venezuela’da “Comandante” Chávez’in liderliğinde gerçekleşen Bolivarcı Devrimle girmişti. Onu izleyen yıllarda Latin Amerika’nın hemen her yerinde sol-milli eğilimli yönetimlerin gelişine tanıklık ettik. Söz konusu yönetimlerin kısa ömürlü olacağı beklentileri boşa çıktı. Bu sol dalga, geçen on beş yılda yalnızca seçim kazanma değil, yönetebilme kapasitesini de kanıtladı. Latin Solu, geleneksel özelliği olan halkçılıkla beraber bölgeyi birleştiren ve ABD’yi uzaklaştıran stratejik adımlar attı. Ekvador’da Correa, ABD’nin Latin Amerika’daki en büyük hava üssü olan Manta’yı kapattı. Bolivya ‘da Morales, ABD’yi tamamen ülkeden kovdu. Arjantin’de Kirchner, Serbest Ticaret Anlaşmasını önledi. Chávez ise dünya politikasında stratejik ortaklıklara giderek daha da ilerde adımlar attı. Amerika kıtasının en büyük devletler örgütü CELAC, Güney Birliği UNASUR ve kıtanın en büyük ekonomik topluluğu MERCOSUR’u yarattılar. Fakat özellikle 2009 krizinden bu yana söz konusu yönetimler ekonomide ilk yıllarda gösterdikleri grafiği sürdüremediler. 2012’den itibaren ulusal paralar değerini yitirmeye başladı. Enflasyon yükseldi ve ekonomide belirgin daralmalar görüldü. İşsizlik arttı ve milli gelirde düşme başladı. Sosyal politikalar sayesinde geniş emekçi kesimlerde hoşnutsuzluklar önlendi ama özellikle ticaretle ilgili çevrelerde tepkiler yükseldi. Finans gücünü elinde bulunduran elitler, bu tepkiyi özellikle medya yoluyla örgütlemeye başladı. ABD destekçisi sağ oylarda yükselmeler görüldü. Bu, son Venezuela parlamento seçimlerinde olduğu gibi, kimi ülkelerde şaşırtıcı biçimde gerçekleşirken; Uruguay gibi ülkelerde de gerçekte iktidar değişmemesine rağmen bir sağ balans ayarı yapmayı gerektirdi. Devletçi ve halkçı politikaların en güçlü biçimde uygulandığı Arjantin de ise sol neredeyse adaysız ve çarpışmasız şekilde, %1 gibi bir farkla neoliberal adaya iktidarı devretti. İşçi Partisi, kıtanın devi Brezilya’da, seçimi dördüncü kez kazanmasının üzerinden daha bir yıl geçmeden ABD’ci sağın parlamenter darbesine maruz kalıyor.
Bu çalışmada Latin Amerika ekonomisi, coğrafyası ve nüfusunun büyük kısmını kapsayan üç ülkedeki son gelişmeler incelenecektir: Venezuela, Arjantin, Brezilya.
VENEZUELA
Mecliste ABD’ci Sağ Cephenin Ağırlığı
6 Aralık’ta Venezuela’da parlamento seçimleri gerçekleşti. Sürekli sabotaj, saldırı ve çatışmaların yaşandığı bu Karayip’in en uzun sahiline sahip ülkesinde tuhaf biçimde seçim süreci sakin geçti. Bu birçokları tarafından sağın seçimleri alacağına işaret sayıldı. Sonuçta ABD’ci sağ cephe Mesa de la Unidad Democrática-MUD’un 112, Bolivarcı cephe Gran Polo Patriótico Simón Bolívar-GPPSB’nin ise 55 sandalye elde etti.
Bolivarcı cephede seçimden zaferle çıkma beklentisi düşük olsa da meclis aritmetiğinde bu kadar geri bir pozisyon beklenmiyordu. Oysa önceki seçim sonuçları değerlendirildiğinde yaşanan tablonun çok şaşırtıcı olmadığı öngörülebilirdi.
2010 parlamento seçimlerinde iktidardaki Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV) oyların %48,13’ünü, MUD ise %47,22’sini elde etmişti. Sandalye sayıları ise 98’e 65 oranındaydı. Geçtiğimiz 6 Aralık’ta ise MUD %56,2, Bolivarcı cephe %40,8 oy elde etti. Fakat bu defa avantaj fazlasıyla MUD tarafında olduğundan Bolivarcıların iki katından fazla sandalyeye sahip oldu.
Benzer bir karşılaştırma Başkanlık seçimleri için de yapılabilir: Ölümünden önce katıldığı son seçim olan7 Ekim 2012 Başkanlık Seçiminde, Chávez oyların 8.185.120'sini (%55.08), rakibi Capriles ise 6.583.426'sını (%44,30) elde etmişti. Bu seçimde seçmen sayısının %19,76 artışına karşın Chávez karşıtı oylar %53,37 oranında yükselmişti. Chávez'e destek verenlerin oylarındaki artış ise %11,98'de kalmıştı.
Chávez’in ölümü üzerine beş ay sonra yenilenen seçimlerde ise Bolivarcı aday Nicolas Maduro, Capriles’i yalnızca %1,49 (242 bin oya tekabül ediyor) farkla geçebilmişti.
İğrenç bir komplo!
Venezuela’da parlamentodan sonra partiler rejimi de sona eriyor
Nobel’in ardındaki “Zürafa” öldü
Bolivya'da darbe bitmiyor
Ve sonunda Bolsonaro da maskeyi taktı (Kısa bir süreliğine de olsa)
“Sıfır Numaralı” Komutan’a Veda
Maduro’yu Kızıl Bereli Burjuvalar mı devirecek?
0 YORUM