Arjantin’de Savcı Nisman’ın Ölümünün Perde Arkası


03 Mayıs, 2015    Yazılar



Pazar gecesi , sabaha karşı, Arjantin’in başkenti Buenos Aires’in en iyi korunan ve lüks semti Puerto Madero’daki “Le Parc” gökdelenindeki konutunda savcı Alberto Nisman, kafasına bir el ateş edilmiş halde, ölü bulundu.

 

Pazar gecesi , sabaha karşı, Arjantin’in başkenti Buenos Aires’in en iyi korunan ve lüks semti Puerto Madero’daki “Le Parc” gökdelenindeki konutunda savcı Alberto Nisman, kafasına bir el ateş edilmiş halde, ölü bulundu. On polis korumasına sahip savcının ölümüne dair tüm incelemeler olayın bir intihar olduğunu gösteriyordu. Fakat söz konusu intiharı daha dikkat çekici hale getiren, savcı Nisman’ın birkaç saat sonra mecliste muhalefet milletvekillerinin daveti üzerine Başkan Cristina Kirchner’i suçlayacak açıklamalar yapacağı beklentisiydi.

Nisman, AMIA olayı olarak bilinen 1994 yılında Buenos Aires’teki İsrail konsolosluğuna yönelik bombalamanın soruşturma savcısıydı. Onu bu davaya 2004 yılında atayan ise şimdiki başkan Cristina’nın eşi Nestor Kirchner’di. Kuşkusuz Latin Amerika’nın en fazla, dünyada ise beşinci büyük Yahudi nüfusunu barındıran Arjantin’de Yahudi teşkilatlarına üye bir savcının bu davaya atanmasında İsrail’in etkisi büyüktü.

Savcı Nisman, geçen on yıllık süre içinde davaya yeni bir delil katamadı ama bazı eski hakim ve politikacıları soruşturmayı olumsuz etkilemekten mahkemeye sevk etti. Dava, başlangıcından beri Hizbullah örgütü ve İran diplomatlarını hedef almaktaydı. Bu nedenle uzun süre İran’la Arjantin’in ilişkileri kesik kaldı. Nisman’ın ısrarlı olduğu tek konuysa davanın İran’ı hedef alması gerektiğiydi. Başkan Cristina önceki sene İran’la masaya oturma ve soruşturmayı beraber yürütme kararı aldığından bu yana savcı Nisman hükümetle karşı karşıya geldi. Fakat hiç kimse onun birden bire ortaya çıkıp Arjantin Devlet Başkanını İranlı “teröristlerle” işbirliği yapmakla suçlayacağını düşünemezdi.

Savcı Alberto Nisman önceki hafta; Başkan Cristina Kirchner, Dışişleri Bakanı Hector Timerman, bazı milletvekilleri ve hatta Arjantin yarı-legal yurtsever devrimci örgütü “Quebracho”nun iki numaralı adamı Fernando Esteche ile sosyalist sendika lideri Luis D’élia’yı İran’la işbirliği yaparak soruşturmayı karartmakla suçlayarak haklarında fezleke hazırladı. Savcının iddiasına göre, elindeki en önemli kanıt, istihbarat tarafından kayda alınan, adı geçen kişilerle İran’lı muhatapları arasındaki telefon konuşmalarıydı.

Savcının intiharı uluslararası ana akım medyada Başkan Cristina aleyhine yoğun bir yayına imkan tanıdı. İlk olarak İsrail’in açıklama yaptığı olay zaten uzun süredir ABD’yle çatışma halinde olan Kirchner hükümetini açık hedef haline getirdi. Akbaba Fonları ve ABD’nin ülkedeki sağ muhalefeti desteklemesi sebebiyle, Arjantin’in açık biçimde Rus-Çin ittifakına dahil olması Kirchner hükümetine yönelik saldırıların uluslararası planda artmasına neden olmuştu. Son olarak Arjantin’in, İngiltere’nin işgal altında tuttuğu Malvinas(ya da İngiliz sömürge adı Falkland) adaları bölgesinde görev yapması için 22 Rus savaş uçağı alma kararı çatışmanın askeri alana sıçrayabileceği olasılığını göstermişti.

Başkan Cristina Kirchner,  savcının intiharı sonrası bir mektup yayınlayarak davayla ilgili süreci özetledi. Arjantinli savcıların haklarında INTERPOL aracılığıyla yakalama kararı çıkardığı İranlı diplomatların İngiliz makamlarınca delil yetersizliğinden serbest bırakıldığını hatırlattı. Başkan Cristina mektupta, “savcı Nisman’ın adli yıl tatili sebebiyle çıktığı yolculuğu aniden 12 yaşında kızını havaalanında bırakarak Buenos Aires’e dönmesini kim emretti”; “adli tatilin ortasında, davanın savcısına haber bile vermeden, ülkenin başkanı, bakanları, milletvekili ve halk örgütü liderlerini 350 sayfa fezleke yazacak vakti ne zaman buldu”; “ülkenin en iyi korunan semtinde, bir gökdelende yaşayan ve ayrıca on korumaya sahip olan bir savcının neden 22 kalibre bir silah taşıdığı” gibi sorular yönetti. Ayrıca Arjantin devlet başkanı, ülkenin en büyük medya grubu olan Clarin’in de bu komplonun içinde yer aldığını açıkladı. Clarin grubu Fransa’da Charlie Hebdo için yapılan devlet başkanları yürüyüşüne Arjantin’in katılmaması üzerine yaptığı hükümet karşıtı kampanyayı Savcı Nisman’ı yayınlarına katarak artırmıştı.

Ülkedeki siyasi gözlemciler ise Arjantin’e yönelik uluslararası kampanyanın ciddiyeti ve savcı Nisman’ın Wikileaks’de onlarca belgeye yansıyan ABD elçiliğiyle olan yakın ilişkisi üzerinde duruyor.

Arjantin Gizli Servisi SI’nin başkanı Oscar Parrilli, sözkonusu davayla ilgili tüm gizli arşiv kayıtları ve dinlemelerinin, devlet başkanının emriyle, kamuya açık hale getirildiğini bildirdi.

 

http://www.aydinlikgazete.com/dunya/arjantinde-savci-nismanin-olumunun-perde-arkasi-h61460.html

Videolar





Haberler

İğrenç bir komplo!
Adamın partisine el koydukları yetmemiş gibi şimdi de fuhuşla suçlayıp itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.
Venezuela’da parlamentodan sonra partiler rejimi de sona eriyor
Venezuela’da iki sosyalist partiye kayyım atandı
Nobel’in ardındaki “Zürafa” öldü
Mercedes Barcha Pardo, cumartesi sabahı Meksika başkenti Meksiko’da, 87 yaşında hayata gözlerini yumdu. Külleri eşinin yanına Cartagena Kolombiya’daki mezarına taşındı.
Bolivya'da darbe bitmiyor
Bolivya, Evo Morales’in darbe ile ülkeyi terk etmek zorunda kalışının üzerinden henüz bir yıl geçmeden yeni bir darbeyle karşı karşıya. Daha önce 2 Mayıs olarak belirlenen ve sonra 6 Eylüle alınan seçimler Yüksek Seçim Mahkemesi (TSE) kararıyla üçüncü kez belirsiz bir tarihe ertelendi. Güvenlik güçleri kararı protesto eden halka karşı ateşli silahlar kullanıyor. Son on günde en az yüz kişinin ordu ve paramiliter güçlerin saldırılarında öldüğü tahmin ediliyor.
Ve sonunda Bolsonaro da maskeyi taktı (Kısa bir süreliğine de olsa)
Pandemiye karşı önlem almamakla ünlü Brezilya devlet başkanı Jair Messias Bolsonaro'da Kovid pozitif çıktı.
“Sıfır Numaralı” Komutan’a Veda
Tarihin nasıl ilerleyeceği meçhuldür ama eğer ilerleyecekse bu sıra dışı kişilerin “zoruyla” olacaktır. Althusser’in dediği gibi “Gelecek Uzun Sürer”, tarih yavaş ilerler, toplumlar zamanla evrilir ve devrimlerle dönüşürler. Verilen mücadelelerin şiiri gelecek kuşaklara miras kalır. İyiler ve kötüler, ta ki kurnazlar ortaya çıkana dek, alışkanlık gibi savaşı sürdürürler. Çünkü tarihin akışını değiştirmek için savaşmak yetmez. Onu farklı biçimde yorumlamak da gerekir.
Maduro’yu Kızıl Bereli Burjuvalar mı devirecek?
Venezuela başkenti Karakas’tan kalkan T7-JIS kuyruk numaralı bir jet Cuma gece yarısına doğru Senegal kıyılarının karşısında bulunan Cabo Verde uluslararası havaalanına indi. Uçağın içinde Amerikan güvenlik birimlerinin beklediği önemli bir misafir vardı: Alex Nain Saab Morán adındaki Kolombiya kökenli bu iş insanı ABD’nin Maduro yönetimine yönelik açtığı ve ucu Türkiye’ye kadar uzanacak davaların kilit bir ismiydi.

Latinamerikainfo | Copyright 2014 | Sitemizde Kullanılan Tüm Yazı ve İçerikler Özgür UYANIK'a aittir. İzinsiz ve İsim Belirtmeden Kullanılamaz. Tüm Hakları Saklıdır.