Patronsuz Üretenler


11 Ağustos, 2014    Yazılar



Latin Amerika’da hemen her soruna el yordamı bir “çözüm” vardır. Çoğu durumda bir olguyu bulunduğu yerde ve geleceği belirsiz bir konumda tutmak da çok popülerdir. Bu davranışın belirsiz bir “kök”ten gelmekle sıkı bir ilişkisi olduğunu söyleyebilirim. Tarihin derinliklerinde kaybolmuş o köklerin, karmaşık kültürel sorun ve çatışmalarını günümüze taşımayan bu halklar, kriz durumlarında önemli deneyimler yaratabiliyor.

1973’te Şili’de faşist Pinochet darbesiyle başlayan neoliberal uygulamaların kıtada kırk yıla yakın bir geçmişi var. Seksenler ve doksanların yağma döneminde, Latin Amerika’daki yoksullaşma ve istihdam sorunu karşısında hükümetler borçlanma dışında bir çözüm üretemediler. Bununla beraber işletme sahipleri, peş peşe gelen krizlerden doğan sisteme güvensizlikle, işleri borçla çevirme ve ellerinde olabildiğince nakit tutma eğilimindeydiler. Bunlar 1999-2001 arası çöküş döneminde ellerindeki nakitle ülkelerini terk ettiler. Geriye yüklü vergi, maaş ve işletme borçlarını bıraktılar.

Sendikalar ve muhalif partiler ise krizi göğüsleyebilecek bir alternatif odak oluşturamadılar. Bulunduğu işyerini, toprağını savunmaktan başka çaresi olmayan emekçiler uzun direnişler ve yenilgiler sonrasında “patronsuz işletmeler”i yarattılar. Bu yapıların temel hareket noktası, iflas etmiş işletmeyi emekçilerin kendi kolektif bir iradesiyle yeniden işler hale getirmesidir.

Arjantin’deki beş yıldızlı Otel Bauen patronsuzlara iyi bir örnektir. Kent merkezinde değerli bir alan işgal eden bu işletme, diktatörlük döneminde devlet desteğiyle kurulmuştu. Doksan krizinde sahibi tarafından milyonlarca dolar borç yükü altına sokulan bu otel, 2001 krizinde kesin biçimde iflas etti. Bauer’de çalışan 150 emekçi bir kooperatif yönetiminde işletmeyi fiilen ellerine aldılar.

Kriz koşullarında sistemin, Bauen gibi iflas etmiş işletmelerin çalışanlarının yönetimine girmesine göz yumduğu görülüyor. Zira bu hiç olmazsa vergilerin ödenmesi, istihdam ve ülkeye ait ekonomik bir değerin varlığını sürdürmesi anlamına geliyor. Fakat zamanla kendini onaran sistem, mal ve sermaye sahiplerine “haklarını” geri iade etme yönünde tavır alıyor. Bauen örneğinde de yargı emekçilerin yıllardır çalışarak ayakta tuttuğu bu işletmeyi eski patronuna verme kararı aldı.

Diğer yandan Neuquen’deki Zanon seramik fabrikası ve San Martin’deki Forja makine parçası fabrikası gibi bir düzine işletme emekçilerin yönetimindeki kooperatiflere ait olduğu kesin yargı kararlarıyla tanındı. Arjantin’de sayısı üç yüz, Brezilya’da iki yüz ve Venezuela’da birkaç düzine işletme yargı kararlarına dayanarak ya da onlara rağmen varlıklarını en az on yıldır sürdürüyor.

Bu işletmelerin patronsuz olması onların kapitalist pazara bağımlılığını ortadan kaldırmadı. Ancak özellikle üretim sürecindeki yabancılaşma etkilerini ortadan kaldırmaya dönük bir yönelim doğurdu.  Bu şartlarda işçilerin işlerine karşı daha dikkatli olduğu, gereksiz hastalık izni almadıkları ve başlarında ustabaşı olmadığı zaman da aynı verimle çalıştıkları gözlendi. Çalışanların daha az çalışarak daha çok kazandığı bu işletmelerde iş kazaları en aza indi ve fabrikaların bazı bölümleri kültürel aktivitelere ayrılarak yerel halkla fabrikanın bütünleşmesi sağlandı. Bu –kısmen de olsa- teknoloji ve sermayenin baskısından soyutlanmış emeğin özgürleşmesinin bir sonucuydu. Üstelik bu işletmeler bir çok kooperatifte daha fazla istihdam alanı açılmasına da imkan sağladı.

Kooperativizmin güçlü olduğu Latin Amerika’da patronsuz işletmelere karşı sendika bürokrasisi düşmanca tavır aldı. Buna karşılık emekçiler sistemle çok sıkı bağlara sahip bu sendikalardan uzaklaştılar ve zamanla kendi bağımsız sendikal örgütlenmelerini kurdular. Bu da yeni bir mücadele ve siyasallaşma alanı açtı.

Sosyalist anayasadan güç alan Venezuela’dakiler dışında patronsuz işletmeler kıtada henüz bir “yasal” dayanağa sahip değiller. Bugün patronsuzların tümü, yönetimin işyeri çalışanlarında kaldığı, bir “kamulaştırma” talep ediyor. En başarılı örneklerin verildiği Arjantin’de bile patronsuz işletmeler “Kamulaştırma Yasası” kampanyası yürütüyor.

 

 

Videolar





Haberler

İğrenç bir komplo!
Adamın partisine el koydukları yetmemiş gibi şimdi de fuhuşla suçlayıp itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.
Venezuela’da parlamentodan sonra partiler rejimi de sona eriyor
Venezuela’da iki sosyalist partiye kayyım atandı
Nobel’in ardındaki “Zürafa” öldü
Mercedes Barcha Pardo, cumartesi sabahı Meksika başkenti Meksiko’da, 87 yaşında hayata gözlerini yumdu. Külleri eşinin yanına Cartagena Kolombiya’daki mezarına taşındı.
Bolivya'da darbe bitmiyor
Bolivya, Evo Morales’in darbe ile ülkeyi terk etmek zorunda kalışının üzerinden henüz bir yıl geçmeden yeni bir darbeyle karşı karşıya. Daha önce 2 Mayıs olarak belirlenen ve sonra 6 Eylüle alınan seçimler Yüksek Seçim Mahkemesi (TSE) kararıyla üçüncü kez belirsiz bir tarihe ertelendi. Güvenlik güçleri kararı protesto eden halka karşı ateşli silahlar kullanıyor. Son on günde en az yüz kişinin ordu ve paramiliter güçlerin saldırılarında öldüğü tahmin ediliyor.
Ve sonunda Bolsonaro da maskeyi taktı (Kısa bir süreliğine de olsa)
Pandemiye karşı önlem almamakla ünlü Brezilya devlet başkanı Jair Messias Bolsonaro'da Kovid pozitif çıktı.
“Sıfır Numaralı” Komutan’a Veda
Tarihin nasıl ilerleyeceği meçhuldür ama eğer ilerleyecekse bu sıra dışı kişilerin “zoruyla” olacaktır. Althusser’in dediği gibi “Gelecek Uzun Sürer”, tarih yavaş ilerler, toplumlar zamanla evrilir ve devrimlerle dönüşürler. Verilen mücadelelerin şiiri gelecek kuşaklara miras kalır. İyiler ve kötüler, ta ki kurnazlar ortaya çıkana dek, alışkanlık gibi savaşı sürdürürler. Çünkü tarihin akışını değiştirmek için savaşmak yetmez. Onu farklı biçimde yorumlamak da gerekir.
Maduro’yu Kızıl Bereli Burjuvalar mı devirecek?
Venezuela başkenti Karakas’tan kalkan T7-JIS kuyruk numaralı bir jet Cuma gece yarısına doğru Senegal kıyılarının karşısında bulunan Cabo Verde uluslararası havaalanına indi. Uçağın içinde Amerikan güvenlik birimlerinin beklediği önemli bir misafir vardı: Alex Nain Saab Morán adındaki Kolombiya kökenli bu iş insanı ABD’nin Maduro yönetimine yönelik açtığı ve ucu Türkiye’ye kadar uzanacak davaların kilit bir ismiydi.

Latinamerikainfo | Copyright 2014 | Sitemizde Kullanılan Tüm Yazı ve İçerikler Özgür UYANIK'a aittir. İzinsiz ve İsim Belirtmeden Kullanılamaz. Tüm Hakları Saklıdır.